Mesleğimi severim ve sayarım. Fakat üniversitede aldığımız “mesleki rehberlik” dersinde öğrenmiştik ki bir insanın hayatı boyunca profesyonel olarak yapabileceği meslek sayısı 3 olabiliyor. Bilenler bilir “sipkerlik” özellikle de “haber spikerliği” çocukluğumdan beri özendiğim bir meslek. Kendi kendime ya da arkadaş ortamında eğlence amaçlı maç anlattığım, haber sunduğum çok olmuştur.
Oyunculuk özellikle de tiyatro her zaman ilgimi çekmiştir. Son zamanlarda duyduğum ve bana son derece çekici gelen meslek ise “seyahat yazarlığı.” Kulağa oldukça hoş geliyor. Yeni tabiriyle “kıyak iş.” Düşünsenize dünyanın pek çok yerini gezecek sonra da gözlem ve yorumlarınızı fotoğraflarıyla birlikte çalıştığınız kuruma (gazete, dergi, v.b. gibi) göndereceksiniz. Pek çoğunuzun gözlerinin parıldadığını görebiliyorum. Bizim ülkemizde bu tür geleceği garanti görünmeyen, esnek, mesai kavramının dışındaki meslekleri edinmek pek alışılagelmiş bir durum değil. Turizm bakanlığı “seyahat yazarlığı” adı altında bir kadro açsa bu kadroya da KPSS ile alım yapacağını duyursa o zamantalep görür ancak. Ne komedi ama ve tabi biraz da ülke şartları!
Sözü uzattım ama benim kişisel olarak ilgimi çeken durumlardan biri de “barmenlik.” Şuanki mesleğimden dolayı (her an değişebilirmiş gibi yazmış oldum) bireysel psikoloji hakkında en doğal haliyle yeni şeyler öğrenmek için en ideal ortam sanırım. Bir yandan yine ilgimi çeken içkileri, kokteylleri hazırlarken öte yandan işinden, eşinden bunalan ya da öylesine bir iki şey içmeye gelen insanlarla laflamak hoşuma giden bir durum olurdu sanırım. Neden olmasın? Belki bir gün denerim. Nasılsa 3 hakkımız var!.. :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder