Bireysel görüşme yaptığım bir öğrenciden bahsetmek istiyorum. Gerçek adını kullanmayacağım. Adı "Süleyman" olsun mesala. Süleyman ile bir süredir haftada bir gün bireysel görüşmeler gerçekleştiriyorduk. 8. sınıf öğrencisi. Nefes egzersizleri, öfke kontrol yöntemleri ve duygularını ifade edebilme becerileri içerikli çalışmalar yapıyorduk. Görüşmelerimizin birinde Süleyman ensesinde bulunan bir kızarıklığı göstermiş ve "buraya dokununca titremeye başlıyorum, bir keresinde de bayılmıştım" demişti.
Bunun üzerinde ben de nörolojik bir muayenenin iyi olabileceğini düşünüp "Süleyman babanı çağırıp seni bir doktora götürmesini isteyeceğim bu titreme ve bayılma durumunu daha iyi anlamak için" demiştim kendisine.
Aradan bir iki gün geçmemişti ki Süleyman heyecanla odama geldi. Dialoğu aynen aktarıyoum:
Süleyman (heyecanlı bir ses tonuyla): "Hocam hani bugun görüşmemiz var dı ya..."
Ben: " Evet Süleyman.."
Süleyman: " Hocam işte onu iptal edebilir miyiz...
Ben: " Olur Süleyman da hayırdır bir şey mi oldu..."
Süleyman: " Hocam ya çıkışta işim var ya anlarsınız ya..."
Ben: " Anlamadım Süleyman..."
Süleyman: " Hocam ya geçen gün çıkışta hoşlandığım kıza ondan ne kadar hoşlandığımı anlatabildim o da Süleyman ben aşktan meşktan anlamam ama seninle çıkabiliriz dedi"
Ben: " Hee anlıyorum Süleyman, çok iyi olmuş tamam başka zaman görüşürüz"
Süleyman sevdiceğine kalp şeklinde bir kolye almış ve bir de "sevdiğim kız" adında bir şiir yazmıştı:) Etik kaygılardan dolayı onları paylaşamıyorum ama duyguları son derece gerçek ve sevimliydi.
İçimden " bu yaşlar insanın en doğal belki de sevgilerinde en samimi olduğu zamanlar peki büyüdükçe sevgilerini göstermek için bu doğallıktan uzaklaşıyorlar mı yahu acaba" diye geçirdim o an.
Ve Süleyman odadan çıkmadan o bitirici cümleyi söyledi:)
"Hocam bir de hani siz beni doktora gönderecektiniz ya ben o kadar mutluyum ki vallah billah gerek kalmadı..."
Ne diyeyim, haklısın Süleyman... :)
Not 1: " tabiki gerekli yönlendirmeyi yaptım o ayrı konu ama yine de haklı işte Süleyman :) "
Not 2: " Bir iki gün sonra da Süleyman'ın fotoğrafını okulun duvarında gördüm. Sanırım resim ya da sınıf öğretmeni tarafından "ayın sanatçı öğrencisi" seçilmiş. Yerinde bir seçim olmuş :)
