29 Temmuz 2012 Pazar

Oyun Teorisi ve Ahlak Psikolojisi Arasındaki İlişkiyi Düşünmek Ütopik mi?

"Akıl Oyunları" adlı filmi izlediğimde John Nash'in yaşadıklarına şizofreni durumuna daha çok odaklanmış olmalıyım ki aslında filmin çıkış noktası olan "oyun teorisi" çok ilgimi çekmemiş. John Nash'in Oyun Teorisi ile ilgili bir kongre için İstanbul'a gelmesiyle filmden hatırladığım teori bu sefer daha çok ilgimi çekti.



Ekonomiden siyasete pek çok alanda uygulamalara yön vermiş ve hatta çığır açmış bir teori. Teoride "ortaklaşa rekabet" olarak açıklanan durum insan ilişkilerinde mesala "ortaklaşa iyilik" adı altında işe yaramaz mı? Kendi kendime "acaba günlük yaşamda da insanların diğer insanlarla yaşarken  (rakipleriyle, arkadaşlarıyla  v.b. gibi)  kendileri kadar diğerlerinin de çıkarlarını gözeterek davranan, yaşayan ve böylece kendisiyle birlikte başkalarının da iyiliğini düşünerek herkesin yararını gözeten bir davranış modeli tanımlanamaz mı diye düşündüm. Çok mu ütopik? Kendi kazancını başkasının kaybına endekslemek ahlaksal açıdan bir çelişki iken aynı zamanda her zaman işe de yaramıyor. Çünkü kişinin kazanç hesaplamaları bir o kadar da  karşıdakinin  davranış biçimiyle de ilgili. Bunun yerine kendi kazancını karşındakinin de kazancını düşünerek hesaplamak ahlaksal açıdan da daha doğru olmaz mı? Bu durum çeşitli örnek olaylarla daha iyi açıklanabilir aslında.
Bence "Ahlak Psikolojisi" de oyun teorisini kendi bakış açısından kullanabilir. Teoriyi daha iyi anlayabilmek için internetten bulduklarım:

Bireylerarası (veya gruplararası) çatışmaların dinamiklerini anlama konusunda geliştirilen matematiksel bir model veya paradigma. Bu modelde iskambil oyununun kurallarında olduğu gibi, önceden belirlenen belli kısıtlamalar çerçevesinde kazancı en üst düzeye çıkarmaya, kaybı ise en alt düzeye indirmeye yönelik stratejiler ele alınır. Genelde grup veya birey davranı-şını kazanç-kayıp terimleriyle değerlendiren bu model, askeri stratejiler, iş politikası, ekonomik teoriler, sosyoloji, psikoloji gibi birçok alanda çeşitli karar verme sorunlarının çözümünde kullanılır.



a beautiful mind filiminde nash'a bu fikir dört arkadaşın aynı sarışın kızı çekici bulmalarıyla doğar... dört erkek beraber bu sarışına yanaşırlarsa sarışın büyük bir ihtimalle şımarır nazlanır ve hiçbiri onunla olamaz, bunun üstüne her erkek sarışın kızın etrafındaki esmer kızlara sulandıkları zamanda hiç bir kız ikinci seçenek olmaktan hoşnut kalmayacağından redeliceklerini düşünür. her arkadaşın kendi amacı o akşam kendilerine bir kız bulmak olduğuna göre ve herbiri sırf kendini düşünerek sarışın kıza kur yaparak bir sonuç alamayacaklarına göre herbirinin birinci seçenek olarak birer esmer kıza kur yapmaları hem herbirinin bireysel hedefine (bkz: get laid) ulaşmasını sağlıyacak hem gruptaki başarı oranını yükselticektir. bireysel hedef için hareket ederken grup çıkarları da değerlendirildiği zaman başarı oranı yükselmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder